Merhaba sevgili anneler,

Ben Av. Özge AYDIN ŞAHİN. Bu günden itibaren iki haftada bir siz anneleri ve sevgili çocuklarınızı ilgilendiren hukuki konularda sizlere bilgiler vereceğim.

Benim yazılarım dışında aklınıza takılan, çocuğunuz ve sizinle ilgili her konuda bana sorularınızı yöneltebilirsiniz.

Bireyler, haklarını bildikleri ölçüde bilinçli güce sahip olurlar. Özellikle de başka bir bireyin yetişmesindeki en etkin rol sahibi siz sevgili annelerin kendi haklarınızı ve çocuklarınızın haklarını bilmeniz diğer kişilerinkinden çok daha fazla önem arz etmektedir. Çünkü siz ne kadar bilinçli olursanız çocuklarınıza da o kadar kendi haklarını öğretebilir, onların haklarını ve kendi haklarınızı her türlü platformda savunabilme yetisine sahip olursunuz. Annelerin kendileri ve çocukları için her anlamda bilinçlenmeleri ve çocuklarına da bildiklerini aktarabilmeleri sayesinde daha yaşanılır bir dünyanın, daha aydınlık bir yarının temellerinin atılacağı unutulmamalıdır.

Bu köşede çoğu zaman annelerin ve çocukların başına gelmemesini umut ettiğimiz konulardan bahsedeceğiz ancak hayatın sürprizlerle dolu olduğunu ve olumsuz gördüğümüz her olayın arkasında eninde sonunda olumlu bir sonucun bulunduğunu da unutmamalıyız.

İlk olarak sizlere çocuk ile anne ve baba arasında soy bağının kurulması konusundan bahsedeceğim.

Türk Medeni Kanunu 282. Maddesinin ilk fıkrasına göre “çocuk ile anne arasındaki soy bağı doğumla kurulur”

Maddenin bu fıkrasının oldukça net ve anlaşılır olduğunu görüyoruz. Yani çocuğu doğuran kadın kesin ve yasal olarak çocuğun annesidir.

Aynı maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları ise şöyledir;
“çocuk ile baba arasındaki soy bağı, ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur.
Soy bağı ayrıca evlat edinme yoluyla da kurulur”

O halde anlıyoruz ki asıl sorun çocuk ile baba arasındaki soy bağının belirlenmesinde yaşanmaktadır.

Bu yazımızda ana ile evlilik ile kurulan soy bağını yani kocanın babalığını ele alalım. (M.K. madde 285-294)

Çocuk evlilik birliği içinde veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğarsa karine olarak baba, annenin kocasıdır.
Kanunda 300 gün olarak belirlenmiş olmasının sebebi ise 300 gün tıbben belirlenen azami gebelik süresidir. 300 günden sonra bebeğini dünyaya getiren kadın babanın eski kocası olduğunu iddia ediyorsa evlilik birliği içinde gebe kaldığını dava yoluyla ispat etmek zorundadır.

Ayrıca evlilik birliği içerisinde ana rahmine düşen çocuğun, erkek, babası olmadığını iddia ediyorsa soy bağının reddi davası açması gerekmektedir.

Erkek iddiasını dava açmakla kanıtlamış sayılmayacaktır ayrıca açtığı davada çocuğun babası olmadığını ispat etmesi gerekmektedir.
Evlilik birliği içinde ana rahmine düşmesi demek çocuğun evlenmeden başlayarak en az 180 gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla 300 gün içinde doğması demektir.

Çocuğun evlenmeden önce ya da ayrı yaşama esnasında ana rahmine düşmesi durumunda ise; kocanın çocuğun babası olmadığına dair dava açması yeterlidir. Ayrıca çocuğun babası olmadığını ispat etmesi gerekmemektedir. Ancak annenin gebe kaldığı dönemde kocası ile cinsel ilişkide bulunduğu konusunda inandırıcı kanıtlar varsa kocanın babalığına ilişkin karine geçerliliğini korur. Burada matematiksel bir kesinlik gerekmemektedir. O dönemdeki cinsel ilişki olduğuna dair inandırıcı kanıtlar olması yeterlidir.

Dava açılmadan ve mahkeme kararı olmadan soy bağının ortadan kalkma olanağı yoktur.

Soy bağının reddi davası koca, çocuk, baba olduğunu iddia eden kişi ve diğer ilgililer tarafından açılabilir.
? Koca davayı, doğumu ve baba olmadığını ya da annenin gebe kaldığı sırada başka bir erkekle cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açmak zorundadır.

? Çocuk ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde açmak zorundadır. Bu süreler hak düşürücü sürelerdir. Ancak dava açmadaki gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre sebebin ortadan kalktığı tarihte başlayacaktır.

? Çocuk ergin değilse, çocuk adına soy bağının reddi davası ona atanacak bir kayyım tarafından açılır. Ergin olmayan çocuğa atanacak kayyım, atama kararının kendisine tebliğinden başlayarak beş yıl içinde soy bağının reddi davasını açar.
Çocuğa atanan kayyım dava açma hakkına sahip diğer ilgililerdendir. Kayyım dışındaki diğer ilgililer ise; dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi ya da gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hallerinde kocanın alt soyu, anası, babası veya baba olduğunu iddia eden kişi, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde soy bağının reddi davasını açabilirler.

Ayrıca çocuk evliliğin sona ermesinden sonra başlayarak 300 gün içinde doğmuş fakat anne de bu arada yeniden evlenmişse ikinci evlilikteki koca baba sayılır.

Buna karinelerin çakışması denmektedir. İlk evlilikteki kocanın baba sayılması için bu karinenin çürütülmesi gerekmektedir.

Evlilik dışında doğan çocuk için soy bağı durumu ise şu şekildedir; evlilik dışında doğan çocuk, anne ve babası evlenirse kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tabi olur. Yani çocuk ile baba arasındaki soy bağı evlenme yoluyla kurulmuş olur.
Eşler, evlilik dışında doğmuş olan ortak çocuklarını, evlenme sırasında veya evlenmeden sonra, yerleşim yerlerindeki veya evlenmenin yapıldığı yerdeki nüfus memuruna bildirmek zorundadırlar. Bildirimin yapılmamış olması, çocuğun evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâbi olmasını engellemez. Daha önce tanıma veya babalığa hükümle soy bağı kurulmuş çocukların ana ve babası birbiriyle evlenince, nüfus memuru re’sen gerekli işlemi yapar. (tanıma ve babalık hükmü konuları bir sonraki yazımda yer alacaktır.)

Evlenme yoluyla soy bağının kurulmasına anne ve babanın yasal mirasçıları, çocuk ve Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir. Ancak itiraz eden, kocanın baba olmadığını ispat etmekle yükümlüdür. Çocuk ölmüşse ya da ayırt etme gücünü sürekli kaybetmişse çocuğun alt soyu da itiraz hakkına sahiptir.

Soy bağı kurulmasında tanıma ve babalık hükmü konularına ise bir sonraki yazıda değineceğim. O güne kadar kendinize ve yavrularınıza çok iyi bakın.

Av.Özge AYDIN ŞAHİN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir