Instagram did not return a 200.

Bizi Takip Edin

AnneCee

Mal Paylaşımı

8 Kasım 2013

Merhaba Sevgili Anneler;
Eşler arasında boşanmayla birlikte ortaya çıkan en büyük problemlerden birisi malların paylaşılması hususudur. Uygulamada çoğu zaman velayet sorunun bile önüne geçmekte, iki tarafın boşanmayı istemesine karşın boşanma davalarının çekişmeli boşanma davası olarak görülmesine sebep olmaktadır. Evlilik halinde eşlerin gerek evlilik süresince, gerekse evlilik son bulduğunda mal varlıkları üzerindeki hak ve yükümlülüklerini tayin eden kurallar topluluğuna “Mal Rejimi” adı verilir. (KILIÇOĞLU,Ahmet,Medeni Kanunumuzun Aile- Miras- Eşya Hukukuna Getirdiği Yenilikler, 1. B, Ankara 2003, s. 155 )

Malların paylaştırılmasıyla ilgili olarak hukukumuzda mal rejimleri düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanununun 202. maddesi uyarınca eşler arasında aslolan mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Ancak aynı kanun maddesinin ikinci fıkrası eşlerin kanunda sayılan diğer mal rejimlerinden birini kabul etmesini de mümkün hale getirmiştir. Kanunda düzenlenen mal rejimleri;

* Edinilmiş mallara katılma
* Mal Ayrılığı
* Paylaşmalı mal ayrılığı
* Mal ortaklığıdır.

O halde Türk hukuk sisteminde var olan iki tür rejimden bahsetmek doğru olacaktır. Kanundan kaynaklanan mal reji Edinilmiş mallara katılmadır. Diğer rejimler ise sözleşmeden kaynaklı sistemlerdir yani eşler arasında tanzim edilmiş bir sözleşme ile diğer üç rejimden biri kararlaştırılmamışsa kanundan kaynaklı olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanacaktır.
Tüm bu mal rejimlerini sırayla inceleyerek üzerlerinde duracağız ancak öncelikle eşler arasında iki tarafından isteği üzerine yapılabilecek mal rejimi sözleşmesinden bahsedelim.

Mal Rejimi Sözleşmesi (M.K. mad. 203-205),eşlerin evlilik devam ederken edinilen malların evliliğin devamı süresince ve evlilik sona erdiğinde akıbetini belirlemek için kanunda sayılı mal rejimlerinden birisini seçmek için aralarında yaptıkları sözleşmedir. Eşler bu sözleşmeyi evlenmeden önce ya da evlilik esnasında yapabilirler. Eşler daha önce yapmış oldukları sözleşmeyi diledikleri zaman değiştirebilirler. Eşlerin mal rejimi sözleşmesi yapma, seçilmiş olan mal rejimini değiştirme hakları kısıtlanamaz ve bu haklarından vazgeçmeleri geçerli kabul edilemez.

Evlilik Öncesi Sözleşme

Taraflar evlenmeden önce aralarında yapacakları bir sözleşme ile kanunda belirlenen mal rejimlerinden birisini seçebilirler. Sözleşme yapmazlar ise edinilmiş mallara katılma rejimi geçerliliğini sürdürecektir. Sözleşmenin taraflarının yani eşlerin ayırt etme gücüne sahip olmaları gerekmektedir. Eğer taraflar küçük ya da kısıtlı iseler yasal temsilcilerinin rızasının alınması gerekmektedir. Kişiye sıkı sıkıya bağlı olan bu hak taraflar tarafından bizzat ya da küçük/kısıtlı iseler temsilcilerinin onayıyla yapıldığı takdirde geçerlilik kazanacaktır. Bu hak yasalar tarafından eşlere verilen bir haktır sözleşme yapmaktan önceden feragat etmek mümkün değildir. Feragate ilişkin bir sözleşme dahi yapılmış olsa bu sözleşme geçerli bir sözleşme olmayacaktır.

Eşler evlenirken yapacakları mal rejim sözleşmesini kendi aralarında yaparak yazılı olarak bildirebilirler. Ancak medeni kanun madde 205. De de bahsi geçtiği gibi eşler mal rejim sözleşmesini kendi aralarında yapabilir karşılıklı imzalayarak notere onaylatmak suretiyle geçerli hale getirebilirler. Ya da eşler doğrudan noterde bu sözleşmeyi hazırlattırabilirler.

Sözleşme yaparak mal rejimini değiştirmenin dışında bazı olağanüstü hallerde de mahkemeye başvurarak ya da kendiliğinden mal rejim değişikliğine gidilebilir.
Haklı bir sebebin varlığı halinde eşlerden biri dava açarak mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesini isteyebilirler. Yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Bu davada bazı sebeplerin varlığı direk haklı sebep sayılmaktadır. Bu sebepler de kanunda sayılmıştır.

Kanunlar

1. Diğer eşe ait mal varlığının borca batık veya ortaklıktaki payının haczedilmiş olması,
2. Diğer eşin, istemde bulunanın veya ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmüş olması,
3. Diğer eşin, ortaklığın malları üzerinde bir tasarruf işleminin yapılması için gereken rızasını haklı bir sebep olmadan esirgemesi,
4. Diğer eşin, istemde bulunan eşe mal varlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması,
5. Diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması. (Eşlerden biri ayırt etme gücünden sürekli yoksun ise, temsilcisi bu sebebe dayanarak dava açabilecektir.)

Haklı sebepler sayılan hallerle sınırlı değildir her dava ayrıca incelenerek değerlendirilmeli ve haklı sebepler her davada davanın seyrine göre belirlenmelidir. Kanunda bu sebeplerin sıralanma amacı ise özellikle bu hallerin varlığında hakim ekstra bir sebep araştırması yapmadan karar verebilecektir.

Mal ortaklığını kabul etmiş olan eşlerden birinin iflasına karar verildiği taktirde ortaklık kendiliğinden mal ayrılığı rejimine dönüşecektir. (Mal ortaklığı rejimini diğer mal rejimleri gibi önümüzdeki yazılarımızda inceleyeceğiz.)

Hacizde Zarar

Yine mal ortaklığını kabul etmiş eşlerden birine karşı icra takibinde bulunan alacaklı, haczin uygulanmasında zarara uğrarsa, hâkimden mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir. Alacaklının bu talebinin mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde eşler arasındaki mal rejimi dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sona erer.Alacaklının istemi her iki eşe yöneltilir.Yetkili mahkeme, borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir Ancak alacaklı tatmin edildiği takdirde eşlerden birinin talebiyle yeniden dava açılabilir ve mal ortaklığının yeniden kurulmasına karar verilebilir. Eşler dava açmadan da aralarında sözleşme yaparak mal ayrılığı rejiminden edinilmiş mallara katılma rejimine geçebilirler.

Mal Paylaşımı Rejimlerinin Tesfiyesi

Eşler kabul edilmiş olan mal rejimlerinin tesfiyesi yoluna gittiklerinde her bir rejimin kendine has paylaştırması, tasfiyesi olacaktır. Hangi rejimin nasıl tasfiye usulü olduğuna tek tek mal rejimlerini incelediğimizde değineceğiz. Mal rejiminin tasfiyesi için açılacak davalarda yetkili mahkemeler ise usullerinden farklı olarak ortaktık;
1. Mal rejiminin ölümle sona ermesi durumunda ölenin son yerleşim yeri mahkemesi,
2. Boşanmaya, evliliğin iptaline veya hâkim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda, bu davalarda yetkili olan mahkeme,
3. Diğer durumlarda davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi, yetkilidir.

Eşlerin birbirlerine borçları da olabilir. Mal rejimleri bu borcun muaccel olmasını yani ödeme gününün gelmiş olmasını engellemez. Ancak bir borcun yerine getirilmesi, borçlu eşi evlilik birliğini tehlikeye düşürecek derecede önemli güçlüklere sokacaksa, bu eş ödeme için süre isteyebilir. Durum ve koşullar gerektiriyorsa, hâkim istemde bulunan eşi güvence göstermekle yükümlü tutar.

Mal rejimleriyle ve açılabilecek davalarla ilgi genel bir bilgiye sahip olduk bir sonraki yazılarımda mal rejimlerini tek tek ele alarak özel hükümlerinden bahsedeceğim.Bir sonraki görüşmemize dek kendinize ve yavrularınıza çok iyi bakın.

Av.Özge AYDIN ŞAHİN

    Leave a Reply