Bizi Takip Edin

Sağlık

Karne mi? Mutlu Bir Çocuk mu?

15 Haziran 2016

Biraz geçmişe, çocukluk yıllarınıza götürsem sizleri…

Aklınıza ilk hangi anınız geldi? Gelen anınız kötü mü yoksa iyi bir anı mı acaba? Bunu bilmiyorum.  Ancak şunu biliyorum ki yıllar sonra aklınıza gelen bu anı veya anılar her neyse sizin hayatınızda önemli yer etmiş ve hayatınıza yön vermiş. Çocukluk anılarını hatırlamak için genel bir yaş sınırı vermek gerekirse 3 yaşından sonra yaşadıklarımızı hatırlayabiliriz. Çocukluk anısı olarak bazı anıları hatırlamaya 3 yaşından sonra başlarız ancak dediğim gibi çok önemli ve iz bırakmış bir olay olmalıdır.

18 sene önce ben ilk karnemi aldım. İlkokul 1.sınıf öğrencisi olmak demek hayatın boyunca sürecek eğitimin artık okula taşınması ve bir maratonun başlaması demekmiş. O yıllarda her çocuk gibi bundan habersizdim. İlk karne gününde bir arkadaşımın çok ağladığını hatırlıyorum. Benim için o kadar önemli olmayan bir kağıt parçası meğerse bir çocuğun hüngür hüngür ağlamasına neden olabiliyormuş. Hatta kafamı kaldırdığımda ağlamasına rağmen ona kızgın bakışlarıyla bakmaya devam eden ve çocuğunu umursamayan ebeveynler hatırlıyorum. Öğretmenim, annem ve bazı veliler arkadaşımın annesiyle ve babasıyla konuşmuştu ama ne fayda! Eve gitmek istemeyen küçücük bir çocuk vardı yanımızda ve öfkesi dinmeyen bir anne ile baba…

Neden belliydi, hepsi pekiyi olmayan bir karne… Karnenin üstünde yazılan rakamlar anne ve babayı mutsuz etmeye yetmiş ve bununla da kalmamış çocuklarının hayatında iz bırakacak kötü bir anıya kendi elleriyle imza atmalarına sebep olmuştu.

Okul başarısı çocukların üzerinde taşıması güç bir yük oluşturuyor. Aileler farkında olmadan çocuklarının iyiliğini isterken silinmesi güç yaralar açıyor. Karne sadece bir kağıt parçasıdır. Akademik başarı çocuğunuzun mutlu olmasından daha değerli değildir. Akademik başarı çocuğunuzun nasıl bir insan olacağını da bizlere açıklamaz.  Karne almaya az bir süre kaldı. Eminim bazı çocuklar o günün gelmesini hiç istemiyor çünkü o karne ile sizi utandıracaklarını düşünüyorlar.

Odaklandıkları nokta sizi mutlu etmek olmasın. Siz birlikte ortak bir noktada buluşun çocuklarınızla, onların özgüvenini kırmadan, onları bütün yaz çalışmaya hapsetmeden bırakın rahatlasınlar. Geri gelmeyecek bu yılların tadını çıkarsınlar. Karne aldıklarında zayıf derslerine hiç bakmayın, en iyi olan dersi için onu tebrik edin ve bekleyin. Üzerinden biraz zaman geçtikten sonra çocuğunuzun başarılı olduğu derste nasıl başarılı olduğunu kendisinin bulmasını sağlayın. O derslerde iyi olmayı nasıl başardıysa diğerlerinde de yapabileceğine inanmasına fırsat verin.

Zorlamadan, yargılamadan, incitmeden, derin yaralar açmadan.

Size başarısız gelen bir karne, belki de çocuğunuzun en büyük çaba sarf ettiği karnesidir. Çabalamasına, açıklarını kapatmasına yardım edin. Sizin hayalinizdeki karne onun hayali olmayabilir. Karne asla bir çocuğun kişiliğini yansıtmaz. Ancak sizin karnesine vereceğiniz tepki onun kişiliğine büyük bir yön verebilir. Karne karşınıza gelen bir sonuçtur ve unutmayın bu sonuç sadece çocuğunuzun değil sizin de karnenizdir. Sizin vereceğiniz aşırı tepkiler o sonucu düzeltmeyeceği gibi ilerisi içinde bir umut olmayacaktır. Unutmayın o karneleri sizde zamanında aldınız. Nasıl hissettiğinizi hatırlayın.

Elbet zorlanmışsınızdır ya da bir arkadaşınızın nasıl zorlandığına şahit olmuşsunuzdur. Etrafımız karne gününü hep mutlulukla hatırlayan ve tatilin gelmesine sevinen, doyasıya oyun oynayan mutlu çocuklarla dolsun. Lütfen onun sadece bir yıllık ders başarısını anlatan bir kağıt olduğunu unutmayın.

Yıllar sonra geriye dönüp baktığında mutlu günleri anımsayan ve tebessümle karşılayan çocuklar yetiştirmeniz dileğiyle.

Ebru Meltem TOKGÖZ

    Leave a Reply