Benim anlatabileceğim muhteşem bir hikayem yok aslında.Türkiyedeki bir çok kadından daha iyi bir yaşam standardına sahibim ya da sahiptim.
Eşimin işi sebebiyle çok fazla seyahat etmesi gerekiyordu.Çalıştığı işte abartısız Türkiye’nin en iyilerinden biridir ve biz bir çok insan için süper fırsat olarak algılanacak bir çok teklifi, beyin göçü yapmamak, vatanımıza milletimize hayırlı olmak ve arkadan gelenlere “el vermek”adına reddettik zamanında.

Bense öğretmenim aslında.Ama devlet ataması olmamış bir öğretmen.Eşimle evlenmeye karar verdiğimizde işimi ve yaşadığım şehri bırakıp Ankara’ya taşındım.Ankara’da iş görüşmesine gittiğim gün hamile olduğumu öğrendim.Çocuğumuza bakabilecek biri olmadığı için ona biz bakmalıydık.Eşimle aramızda sözsüz bir anlaşma oluştu ki bu anlaşmanın ana fikri zaten bizim hayata bakış şeklimizdi.
Eşim çalıştığında benden daha çok kazanabileceği için ben daha çok ev ve çocuk sorumluluğunu yüklenmiştim.Kazanılan para hiçbir zaman “eşimin parası” olmadı bizim yuvamızda.O para, bizim paramız.O çocuk, kızımız, birtanemiz bizim.O ev, o yuva bizim.

Huzur-suzluk

Beş yıl boyunca çok fazla seyahat ettik. Görmek istediğimiz bir çok yeri gördük. Çok keyifli zamanlar yaşadık, muhteşem anlar biriktirdik.
Bundan 3 yıl kadar önce, eşim bilerek ve isteyerek işten ayrıldı.İnandığı ilkeler vardı ve taviz veremezdi.Hep destekledim onu aksi takdirde kızımızın yüzüne bakamazdık.

Bundan 1 yıl kadar önce canım arkadaşım Aysun’la beraber patika concept cookies kurduk. Artık eşim de evdeydi ve çocuklar, evin sorumluluğu konusunda bana daha çok destek olabiliyordu.1 yıl boyunca çok güzel işler yaptık Patika ’da.1.senemizi kutlamaya kalmadan anneme karaciğer kanseri teşhisi konuldu. Apar topar Ankara’ya getirdik. 4 ayda 3 ağır operasyon geçirdi. Halen daha toparlanmaya çalışıyor.
Eşim halen daha işsiz, patika yı ihmal ettik ve biz evimizi satıp onun parasıyla geçinmek zorunda kaldık. Ama şükür ki iyi kazanırken bir ev daha almıştık.
Annemin hastalığı o kadar zorlu ki ben, fiziksel olarak yanında olamadığım zamanlarda bile zihinsel olarak onunlayım. Aklım fikrim onunla.

Bu esnada Patika’yla ilgili herhangi bir şey gerçekleştirmeye vaktim olmadığı için Patika’yı askıya aldık.
Uzun lafın kısası dibe vurmuş durumdayım. Ama halen daha Türkiye’deki bir çok kadından çok iyi durumdayım.
Eşim benim için sonsuz destek demek hayatımın her saniyesinde.2 tane çocuğum var gözümü her açtığımda şükrettiğim. Annem direniyor hastalığa, bize umut aşılıyor, hiç yılmıyor. Abim ve babam hayatımın diğer süper erkekleri. Halen daha yazı yazabiliyorum. Elim kalem tutuyor. Sanki yazdıkça kağıtlarla dertleşiyorum. İçimi akıtıyorum.
Artık eskisi kadar sık seyahat edemiyoruz ama “çok bunaldım” dediğm an eşim tutuyor elimden ve sokağa atıyoruz kendimizi. havayı içimize çekiyoruz ve umut etmekten hiç vazgeçmiyoruz.
Vazgeçemem de …


Şu an ben yazarken tepemde bıdır bıdır konuşup, yüzlerce soru soran iki güzelliğim var benim.
Vazgeçemem, yılamam ben.
Ve bu süreç, ben sürünsem de geçecek, ben devam etsem de geçecek.Her şey geçecek ve geçtiğinde ben daha güçlü olacağım.
En iyisi güçlenmenin tadını çıkarmak…

Funda Günay

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir