Bizi Takip Edin

Çalışmalar Öne Çıkanlar

Çocuk İstismarı Farkındalık Sempozyumu Bildirgesi

23 Mayıs 2019

Son yıllarda sıkça duyduğumuz bir konu olan;  “Çocuk İstismarı”,  bizleri fazlasıyla endişelendirmektedir.İstismarın gerek psikolojik, gerekse fiziksel olarak yaşanması; çocuklara, aile kavramına, toplumun ahlak ve değerlerine yönelik akıl almaz saldırılardır. Geleceğimiz olan çocuklarımıza sahip çıkmak; en önemli görevimizdir.Bu sebepledir ki; ‘Hikayesi Girişim ve AnneCee’ ailesi olarak her yerde çocukların sesi olmak adına harekete geçiyoruz.Düzenlediğimiz ‘Çocuk İstismarı Farkındalık Sempozyumu’’na destek veren alanlarında  uzman, değerli katılımcılarımız ile, istismarın, psikolojik ve hukuksal yönlerine ilişkin önemli başlıklarını sizler için derledik.

Çocuklarımızı korumak, onların sesiolmak için çıktığımız bu yolda,‘Hikayesi Girişim ve AnneCee’ nin  yanında olan tüm destekçilerimize teşekkür ediyoruz.

HİÇ BİR ÇOCUĞUN HAYAL DÜNYASINDA İSTİSMAR OLAMAZ!

  • Yetişkin birine yapmayacağınız şeyler, çocuklara yapılmamalıdır.
  • Çocuklara hayır demeyi öğretmemiz gerekmektedir. ‘Hayır’, hayat kurtarır.
  • Çocuklara vücutlarının kendilerine ait olduğunu ve hiç kimsenin, kendi izinleri olmadan vücutlarına dokunamayacağı öğretilmelidir.
  • Mahremiyet eğitimi, çocukları korkutmadan ve yabancılar hakkında korku uyandırmadan verilmelidir.
  • Önleme ve koruma yetişkinlerin, ebeveynlerin sorumluluğundadır.
  • Araştırmalar, anne, babasıyla ilişkisi zayıf olan, anne, babasının yeterince ilgilenmediği,aşırı kuralcı bir aile yapısına sahip, ailesi içinde şiddet yaşayan çocukların cinsel istismarauğrama riskinin daha yüksek olduğunu göstermektedir.
  • Ailesinden yeterince sevgi ve ilgi alan, saygı gören çocuk,  istismarcının, cinsel istismara başlamadan önce kurmaya çalıştığı duygusal yakınlık ilişkisine ihtiyaç duymayacaktır. Böylece, daha cinsel istismara uğramadan çocuk, istismarcıdan uzaklaşacak, cinsel istismara uğrayan çocuk açısından da, daha kolay anne babasına yaşadığı travmadan bahsetmesini ve yardım istemesini sağlayacaktır.
  • Cinsel istismara uğrayan çocukların bir kısmı yaşadıkları bu travmayı ailelerineanlatamamakta, o yıkıcı kısır döngünün içinde dönmeye devam etmektedir. Eğer aile, şimdiye kadarçocuğa karşı yargılayıcı, suçlayıcı, cezalandırıcı, tutarsız tutumlar göstermişse, çocuk yineyargılanacağını, suçlanacağını ve cezalandırılacağını düşünmektedir. Bu da çocukların ailesindenkorkmasına ve anlatamamasına neden olmaktadır.
  • Bir çocuk, ailesine veya öğretmenine cinsel istismara uğradığını söylüyorsa mutlaka dikkate alınmalıdır. Genelde, çocuklar yaşadığı bu travmayı aileleriyle veya öğretmenleriyle paylaştığında, ailelerin veya öğretmenlerin düşündüğü ‘hayal gücü çok geniş’, ‘dikkat çekmek istiyor’, ‘bahsettiği kişi bunu yapmaz’ olmaktadır. Çocukların hayal güçleri kesinlikle çok geniş ve çocuklar zaman zaman dikkat çekebilmek için farklı yollara başvurabilirler, ancak cinsel istismar çocuğun, bu sebeplerden dolayı aklına gelebilecek, zihinlerinde var olan bir konu değil. Cinsel istismar eylemlerine dair bilgiyesahip değiller. Bu nedenle, çocuk, cinsel istismara uğradığını anlatıyorsa , çocuklarınsözüne güvenilmesi gerekmektedir.
  • Cinsel istismar gibi ağır travmatik olaylar, hem kısa hem de uzun dönem psikolojik vesosyal sorunlara yol açabilmektedir. Terapilerde çocukluk çağında cinsel istismara uğramışbireylerin yaşadığı cinsel travmanın, yetişkinlik dönemlerinde bir takım problemlere yolaçtığını gözlemlenmektedir.
  • Cinsel istismar sonrası maruz kalınabilecek suçlama, inanılmama, damgalanma gibiolumsuz tepkiler kişinin, sosyal hayatını ve psikolojik durumunu derinden etkilemektedir.
  • Cinsel travma yaşantıları olan kişilerin mutlaka konuda uzman bir psikoterapistten yardım almaları gerekmektedir.
  • Ailelerin, çocuklara her şeyi kendilerine anlatması ve sır saklamaması konusunda güven vermeleri gerekmektedir.
  • Aile, çocukla arasında bir şifre oluşturabilir.
  • Çocuğa önemli telefonlar, evinin adresi ( yaşına göre) ezberletilmelidir.

ÇOCUĞUN CİNSEL İSTİSMARA MARUZ KALMASI DURUMUNDA YAPILMASI GEREKENLER

  • Durumun en yakın Polis Merkezi’ne ya da Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirilmesi gerekir. Bu kapsamda 155  ve 156 nolu telefonlar aranabilir.
  • Cinsel Istismarın varlığı halinde, yapılabilecekler konusunda ilgili kişiler bulundukları illerin Baro Çocuk Hakları Komisyonları’ndan ve Çocuklara Yönelik Ticari Cinsel Sömürüyle Mücadele Ağı’ndan (ÇAÇAV) bilgi, üniversitelere bağlı Çocuk Koruma Merkezlerinden ise tedaviye yönelik destek  alabilirler.
  • İhbar, 3.bir kişi tarafından yapılabileceği gibi suçun mağduru çocuktan sorumlu kişi ya da kişiler tarafından da yapılabilir.
  • Cinsel istismar durumunda çocuk üzerindeki somut etkilerin tespiti bakımından hiç zaman kaybedilmemesine özen gösterilmelidir.
  • Somut suç delillerinin tespiti açısından özellikle çocuğun cinsel istismara uğradığı durumlar için, çocuğun olay sırasında üzerindeki iç çamaşırı ve kıyafetlerin Adli Tıp Kurumu’nda incelenmek üzere adli makamlara teslimi gerekir. 
  • Bu tür suçlarda zamanın önemi (özellikle ilk 24 saat) cinsel istismarın kanundaki nitelikli hallerinin işlenmesi halinde kendini daha da gösterdiğini belirtmek isteriz. Zira suçun somut delilleri zaman geçtikçe ulaşılamaz hale gelebilir.
  • Çocuk mağdurların ifadeleri polis merkezlerinde değil, kural olarak çocuk izleme merkezlerinde savcı ve avukat nezaretinde alınır. Avukat tutacak yeterli maddi güce sahip olunmaması halinde barodan ücretsiz avukat görevlendirmesi yapılır.
  • Mağdur çocuk için savcılık ifadesi sürecinde ya da mahkeme aşamasında gerekli tüm tedbirlerin(eğitim, sağlık, barınma vb)alınması talep edilebilir.
  • Magdur çocuğun beyanı mutlaka yasa gereği sesli ve görüntülü olarak kayda alınmalıdır. Bu durum çocuğun cinsel istismar dolayısıyla psikolojik olarak yeniden aynı travmayı yaşamamasını temin için zorunludur.
  • Çocuğun beyanının alınması sırasında pedagogtan veya sosyal hizmet uzmanının olması  önemlidir. Bu kapsamda çocuğa yönelik Sosyal İnceleme Raporu da hazırlanır.
  • Mahkeme sürecinde ise  mağdur çocuğun sanık ile yüzleştirilmesinden önce çocuğun sosyal hizmet uzmanı veya psikolog ile görüşmesi sağlanmalıdır.  Bu görüşme olmadan mağdur çocuğun yüzleştirilmesine ya da ifadesinin alınmasına müsaade edilmemelidir.

AnneCee ve Hikayesi Girişim Kurucusu Figen GERİ

Girişimci/Alan-Saha Çalışmaları Gönüllüsü Nazlı TAŞBAŞ

Marka ve İletişim Danışmanı Tuğçe Suyabatmaz

Sosyolog Lale KIRCAOĞLU

Aile Danışmanı Banu Kaplan Kurtoğlu

Emekli Polis Nuray TOPRAK

Uzman Psikolog Hazal ÖZCAN

Uzman Psikolog Eylül TANYERİ

Avukat Leyla ÇIRAK

Avukat Begüm GÜREL

    Leave a Reply