Bizi Takip Edin

Eğitim Öne Çıkanlar

Çocuğunuza Ne Kadar Güveniyorsunuz?

18 Mayıs 2019

Anne baba olarak çocuklarımız için elimizden ne geliyorsa yapıyor, daha fazlası için mücadele ediyoruz.

Peki çocuğumuza ne kadar inanıyoruz?

İnanmak güvenmek demektir.

Örneğin Çocuğa ödevin ne kadar diye soruyoruz. Bir sayfa diyor. Biz inanmıyoruz. Başka öğrencinin velisini arıyoruz, ya da whatsapp grubundan tekrar sorma ihtiyacı hissediyoruz. Ve bunu çocuğun gözü önünde yapıyoruz.

Peki ne oluyor?

Doğru ödev sayısını öğreniyoruz ve yaptırıyoruz.  Çocuğa “Senin sözüne güvenmiyorum” mesajı veriyoruz. Bu durum ebeveyn-çocuk arasındaki güven ilişkisini -varsa- zedeliyor, yoksa zaten oluşturmuyor.  Çocukta “zaten annem/babam sorup öğrenir” düşüncesi oluşuyor, ödevlerini not tutma gereği duymuyor, bu kez iş sorumsuzluğa kadar ilerlemeye başlıyor.

Önemli olan “Ödev” mi “Güven” mi?

Bu örnekteki anne/baba güven olgusunu tam olarak oluşturup sorumluluk duygusunu aşılayabilseydi, ödevin ne kadar olduğunu çocuğu dışında kimseye sorma ihtiyacı hissetmezdi.

Ayrıca çocuğunun gözü önünde birini arayıp ya da yazarak ödevi öğrenip çocuğuna güvensizlik duygusunu yaşatmazdı.

Sorunun cevabı tabi ki güven.

Anne babalar çocukların kahramanlarıdır. Çocuklar güven duygusunu ilk anne babada yaşarlar. Anne/babaya koşulsuz güvenirler. Yalnız verdiğimiz örnektekendisine inanmayan ilk kahramanları, bu davranışı sergileyerek, onlara kimseye güvenmemeyi öğretir.

Çocuğunuz size güvenmese kendinizi nasıl hissedersiniz?

Düşünsenize çocuğunuza ne deseniz size inanmıyor ve güven duymuyor. Bu durum sizi nasıl etkiler?

“Acaba ne yaptım da bana inanmıyor?”

“Acaba nerede hata yaptım?”

Aklınızdan bu sorular geçer değil mi?

Tüm gayretinizle hayatınızı adadığınız evladınızın size inanmadığını güvenmediğini hissetmek hoşunuza gitmez tabi ki.

Peki küçücük çocuk bu duyguyu nasıl kaldırır hiç düşündünüz mü?

Siz sorularınıza belki yanıt bulabilirsiniz ama çocuk yanıt bulmaktan çok işi duygusal boyuta taşır, kendisine inanılmayan/güvenilmeyen çocuk kendisini değersiz hisseder. Değersiz hisseden çocukta özgüven gelişmez. Bu davranışınızla, kendi ellerinizle, kendinize bağımlı bir çocuk yaratmış olursunuz.  Sürekli ödevlerini siz takip etmek zorunda kalırsınız. Siz bu işi üstlendiğiniz için çocuk taşın altına elini sokmaz, gerek duymaz.

Ödev sadece bir örnekti. Belli bir zaman sizin kontrolünüzde olacak şeylerden yalnızca biri. Ama “Güven duygusu” çocuğun ömrü boyunca hayatını etkileyecek en önemli unsurlardan biri.

Ne yapılmalı?

Çocuğunuzla aranızda güven ilişkisi oluşturun. Ona güvendiğinizi söylemek yerine hissettirin.

Sorumluluk vermek çocukta “ben yapabiliyorum”, “bana güveniyorlar” duygusu oluşturur. Çocuk böylelikle kendini değerli hisseder. Değerli hisseden çocuğun özgüveni gelişir.

Emin olun güven ve inanç, ödev vb. şeylerden çok daha etkili sonuçlar doğuracak. Zorlandığınız noktada empati kurabilir, kendinizi çocuğunuzun yerine koyabilir, neler hissettiğini anlayabilirsiniz.

Çocuk sizin çocuğunuz. Unutmamalıyız ki “Ne ekersek onu biçeriz.”

Güzellik ekip mutluluk biçmek dileği ile.

Eğitim Uzmanı Suna Mollahüseyinoğlu

@sunahoca

www.sunahoca.com

    Leave a Reply