Bizi Takip Edin

Söyleşiler

Cebinizde Mucizeler Yaratan Özlem Denizmen

30 Mart 2016
Cebinizde Mucizeler Yaratan Özlem Denizmen

Çalışma hayatının temelini Finansal Planlama üzerine kuran Para Durumu-Özlem Denizmen’le Pembe Kariyer ve AnneCee olarak güzel bir söyleşi gerçekleştirdik.

* “Para Durumu” platformunu kurdunuz ve Türkiye’de ilk FİNANSAL OKURYAZARLIK hareketini başlattınız.Finansal Okuryazarlık ne demek?

Finansal okuryazarlık, ülkemiz için çok yeni bir kavram. ‘Hayatım daha iyi olsun, borçlarım ödensin, param yetişsin, evim arabam olsun, güvencem olsun’ diye düşünürüz. Kimse gelip bizim için bu problemleri çözmeyecek. Hayatımızın, bütçemizin, paramızın tek kurtarıcısı ve yöneticisi var; o da biziz. Bunu da nasıl yapacağız? Finansal okuryazar olarak.

Oy vermek nasıl hepimizin hakkıysa, günlük hayattaki para konularında temiz ve doğru bilgi sahibi olmak da herkesin hakkı.

*”Para Durumu” sosyal girişimini başlatmanızın nedeni  nedir?

Daha önce hiç görmediğiniz, tanımadığınız insanların hayatlarına olumlu etkiler bırakmak, inanılmaz güzel bir duygu. Deneyimlerimi, bilgilerimi paylaştığım herkesten olumlu tepkiler almaya başladım. Bu beni çok heyecanlandırdı. Bu olumlu etkileşimin daha geniş kitlelere yayılması gerekiyordu.

Bu düşünceyle birlikte sosyal girişimcilik konusunda attığım adımları daha da hızlandırdım. Türkiye’nin hemen her yerinde öncelikle kadınlara ve çocuklara finansal okuryazarlığı ve tasarrufu öğretmeye başladım. Ailelere destek olmak, kadınların sahip oldukları gücün farkına varabilmelerini sağlamak, onlara “hadi” diyebilmek o kadar önemli ki, anlatmaya kelimeler yetmez.

* “Paraya olan bakış açımızı değiştirmeliyiz” diyorsunuz, bunu biraz açabilir misiniz?

Kişisel olarak sahip olduğumuz temel değerlerin eko­nomik hayatımızda da önemli bir rolü var. Eğer oturup sizin temel değerlerinizi su üstüne çıkartabilirsek, bu sizi para konularında da çok rahatlatacak, aslında sizin için anlamsız olan harcamaları bir mucize gibi hayatınızdan çıkartacaktır. Çünkü araştırmalar gösteriyor ki, değerleri­ne uygun yaşayan insanlar, iç zenginliğini keşfediyor ve daha az şeye istek, ihtiyaç duyuyorlar.

Biz gemi isek, maddiyat (para) bizim üstündeyüzdüğümüz sudur. Su olmaz ise yüzemeyiz.Suyu içimize alırsak, gemi batar. Özellikle makine dairesine (kalbimize) girmemeli para.”* Mevlana Celaleddin Rumi’nin bir sözünden derledim.

 

* Hedeflerimizi nasıl ve neye göre belirlemeliyiz? Bunu yaparken paramızı nasıl yönetebiliriz?

Hedefli yaşamak ve plan yapmak önemli. Belki de her zaman tutmuyor, ama tutunacağımız bir dal oluyor. Planlı yaşayan insanlar daha mutlu, huzurlu ve güçlü. Seneler ise su gibi akıp geçi­yor. Sonra da biz, “ Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım” diye şarkı söylüyoruz. İşte oturup bu şarkıyı söylemeyin diye size bir formül önereceğim. Hayat asansörlü bir mücadele… Hangi katta bizi ne beklediğini kestirmek imkânsız.

Ama plan yapabiliriz. Sonuçta önümüze çıkabilecek konu, soru, sorun, istek, ih­tiyaçları öngörmeye çalışabiliriz. Neden bununla uğraşa­lım? Çatı katına ulaşmak istiyoruz da ondan. (Sahi, sizi çatı katında ne bekleyecek? Gelecek yılki hedeflerinizi bir kâğıda yazın.)

Para

Para da hayatın bir gerçeği, o olmadan olmuyor. Hayattan ne beklediğimizi belirleyelim, para konuları sonra geliyor. Hedefler konuldu mu paraya ulaşmak daha kolay oluyor. Çünkü para kendi başına anlamsız, o bizi hedeflerimize götüren bir araç.

Hayatım daha iyi olsun, borçlarım ödensin, param yetişsin, evim arabam olsun, güvencem olsun’ diye düşüneceğinize artık aksiyona geçin. Zaman hareket zamanı. Kimse gelip sizi kurtarmayacak. Hayatınızın, bütçenizin, paranızın tek kurtarıcısı ve yöneticisi var, o da KENDİNİZSİNİZ.

* Bir kadın olarak sizce tasarrufu en çok kadınlar mı başarıyor yoksa erkekler mi?

Her ne kadar kadınlar, alışveriş tutkularıyla bilinse de durum biraz farklı. Kadınlar her zaman istediği ayakkabıyı veya çantayı almak için çalışır, tasarruf yapar, istediği o alışverişi sonunda gerçekleşir. Kadınlar için kendini güvende hissetmek önemli. Çocuklarının geleceğini düşünür, kendi evi olsun ister ve bunun için tasarruf yapar.

* Aile içinde farklı para karakteri olan kişilerin ortak hedef belirlemesi nasıl olur?

Bazen finansal konularda eşimizden o kadar farklı oluyoruz ki, anlaşmak çok zor oluyor. Örneğin, bazen bir taraf daha çok harcamacı oluyor. Bazen bir taraf diğerini rahatsız edecek şekilde tutumlu davranıyor, güvence için sürekli biriktirmek istiyor. Her birimiz farklıyız. Ben bunu göz rengine benzetiyorum. Doğru yanlış yok. Çünkü para konularının temelinde aslında ‘para’ yok, bizim ekonomik davranışlarımızı belirleyen psikolojimiz ve para karakterimiz var. Peki, ne yapacağız?

Para yönetimini sadece birlikte fatura ödemelerini konuşmak, planlamak olarak düşünmeyin. Birbirinizin para karakterlerinizi anladıktan sonra bireysel hedeflerinize de ulaşmanıza engel olmayacak ortak hedefler belirleyin. Araştırmalar gösteriyor ki, ortak hedefler evliliği daha sağlıklı ve uzun kılıyor.

Birikimci karınca, her kuruşun biriktirilmeyeceğini öğrenirken, harcamacı ateş böceği ise her kuruşun harcanmayacağını öğreniyor. Eşinizle konuşup kısa, orta ve uzun dönem parasal hedefler belirleyin. Ne istediğinizi bilirseniz, bu size birlik duygusu verir. Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgâr yardım edemez.

*  Günümüzden neredeyse herkesin kredi kartı var, kredi kartını kullanmak hedefsiz borçlanmaya neden olur mu?

Türkiye’de 58.2 milyon kredi kartı var, 21 milyon kişi kredi kartı kullanıyor. Sorun kredi kartında değil, onu kullanma şeklinde. Kredi kartı borçlanma değil bir ödeme aracı.

Kredi kartı dönem borcunuzu “Aman bir sonraki ay öderim, nasılsa bir şey olmuyor” deyip asla atlamayın. Bu kredi notunuzu düşürür. Bunu üç ay üst üste yaparsanız takip başlar. Kolay kolay uzun süre yeni kart, kredi kullanamazsınız.

Kredi Kartı

Asgari miktarı ödeyerek kredi kartı borçları bitmez. Ayrıca kalan borca faiz ödemek zorunda kaldığınızı unutmayın. Üstelik bu hareketin de kredi notunuzu düşürdüğünü unutmayın.
Limitlerinizin ne kadarını kullandığınız, kredi notunu etkileyen önemli faktörlerden.

Ekstreye bakmadan yaşamak güzel ama ekstre aslında çok şey anlatıyor. Sizinle konuşuyor. Boşu boşuna otomatik ödeme yapılan aidatlar, yanlış çekimler, neler neler… Her şeyi bırakın farkındalık yaratıyor. Giyim kuşama, dışarda yemeğe ne kadar harcadığımızı görebiliyoruz.

* Ev ekonomisinde bütçe yönetimi nasıl olmalı?

Son dönemde ‘bütçe yapmak’ eskiye nazaran çok daha önemli ve gerekli. Bu da, günümüzde gelir-gider dengesini kontrol altına almanın zorluğundan kaynaklanıyor.

Eskiden 100 kazanıyor, 100 harcıyorduk; şimdi ise hayatımızda ‘borçlanma’ diye bir kavram var, gelir gider dengemizi bilmiyoruz, taksitler, kampanyalar derken ipin ucunu kaçırıveriyoruz. Nereye ne harcadığımızı takip edemiyoruz. Oysa ‘bütçe’ demek, gelir ve giderin planlanması demek.

Bütçe

Her bütçe kalemi için bir limit koyabilirsiniz. Örneğin kıyafete bu ay 100 TL harcayacağım gibi. Limitlerinize uyarsanız, hedefinize uyarsınız demek.

Her an her şey değişiyor, bütçe yapıp ona uymamak moral bozmamalı. O ay bir harcamanız artarsa diğerinden kısarsınız ya da gelecek ay daha dikkatli olursunuz. Bütçenizi yaparken bugünkü yaşamınızı göz önüne alın. “Yarın zam alacağım, miras kalacak, piyango çıkacak…” planlarıyla yapılan bütçe bacaksız masaya benzer.

* Harcamalarımızın çok olduğu bir zamanda yaşıyoruz, birikim yapmak neredeyse zor ama sizin önerilerinizi takip edemeyenler için bunun yolunu anlatabilir misiniz?

Harcamak güzeldir. Hem ekonomiye katkımız olur hem de kendimizi iyi, rahat ve güçlü hissederiz. Harcama disiplinimiz olduğu sürece de hiçbir problem yok. Harcama disipliniyle genel kural: Ne olursa olsun, her ay kazandığınızdan daha az harcayın!

Bütçenizde yeri olmayan ‘‘ani’’ harcamalar yapmamak için kasaya gitmeden önce 10 saniye kuralını uygulayın. Almadan önce 10 saniye düşünün.

Bu ürünü kaç kere kullanırım sorusunu kendinize sorun. Bu bir istek mi yoksa ihtiyaç mı? Bütçemde bunun için bir para ayrılmış mı? Eğer bütün bu sorulara olumlu cevap verebiliyorsanız alın.

İhtiyacınız olmayan sadece bir istek ya da bütçenizde yeri olmayan bir satın alma ise, ürünü yerinebırakın ve kendinizle gurur duyun.

 

* Çocuklarımızın tasarruf bilincini ya da parayı doğru yönetmeyi nasıl öğretebiliriz? 3 Kumbara Projesi sanıyoruz tamda bu ihtiyaç yüzünden doğdu..

Çocuğa ilkokul çağına kadar para nedir, ne işe yarar gibi soruların yanıtları verilmeli, daha sonra miktar, önemi, kazanma şekli ve en önemlisi tasarruf bilinci aktarılmalı.  Paranın bir hedef olmadığını, bizi amaçlarımız doğrultusunda bir noktadan bir noktaya götüren bir araç olduğunu anlatmalıyız.

Çocuk, 3 Kumbara Finansal Okuryazarlık Eğitim  Programında da anlatıldığı gibi belli periyotlarla aldığı harçlığının bir kısmını birikim için, bir kısmını paylaşmak için bir kısmını da kendi ihtiyaçlarını karşılamak için kullanabilir. Parayı ne gereğinden fazla, ne de gereğinden az önemsesinler.

*Öğretilerinizi yaymak için bugüne kadar 3 kitap çıkardınız. Özellikle son kitabınız ‘ ‘Bolluk ve Bereket İçin Yer Aç’ ile hedeflediğiniz kitleye ulaştınız mı?

Özellikle Türkiye’de tasarruf bilinci konusunda ulaşılması gereken çok önemli bir kitle var. İnsanlar belki bugün farkında değiller ama gelecek nesiller bugün yapılan tasarrufların olumlu etkilerini yarın elbette görecekler.

Bize düşen bu bilinci şimdiden oluşturmak, geleceğe yatırım yapmak. Dünyayı daha az yormamız ve yarınlar için daha kolay yaşanır hale getirmemiz lazım. Bunun da en önemli anahtarı tasarruf.

Geç Kalmadınız

Bunlar için biz yetişkinler hala geç kalmış sayılmayız, çocuklarımız içinse tam vakti. Küçük yaşta edinilen tasarruf bilinci onlar için gelecekte daha az sıkıntılar ile karşılaşmak demek.

Ağaç yaşken eğilir mantığıyla tasarruf bilincini önce kendimizde oluşturup çocuklarımıza da aşılamamız gerek. Bu kitabımda vermek istediğim en önemli mesaj buydu ve Türkiye’nin de bu mesajı artık çok kolay benimsediğini düşünüyorum.

* Son olarak sizi gerek kitaplarınızla, gerek yazılı ve görsel medyada takip edenler çoğunlukta.Ama bizim asıl dikkatimizi çeken, sosyal medyada size soru soran çoğu takipçinize içtenlikle cevap veriyorsunuz.Bu kadar yoğunlukta bizce çok da anlamlı bu hareketiniz için sizi tebrik ediyoruz. Ve sorularımızı tüm samimiyetinizce cevaplandırdığınız için teşekkür ediyoruz.

Az ya da çok ne  kazanırsak kazanalım, paramızı harcarken isteklerimizle ihtiyaçlarımızı ayırt etmeyi bilmeliyiz.Parayı ne kadar önemsediğimizi düşünüp hedeflerimizi ona göre belirlemeliyiz.

Sevgili Özlem Denizmen’in dediği gibi “Parasını yöneten, hayatını yönetir.”

    Leave a Reply