Bizi Takip Edin

AnneCee

Çalışan Annelerin Çocuklarında Görülen Problemler

9 Mayıs 2016

Çalışan Anneler…

Ülkemizde kadınların çalışmasına uzun süre karşı çıkılmıştır. Daha sonra sanayi’nin gelişmesi ekonomik zorunluluklar kadınların eğitim düzeyinin artması ile birlikte kadınların çalışmasına hoş görü ile bakılmıştır. İlk başlarda daha çok tarımsal işletmelerde çalışsan kadınlar daha sonraları her türlü değişik işyerlerinde çalışmaya başlamışlardır.

Annenin çalışmasıyla çocuklar da sık hastalanma bulaşıcı hastalıklara yakalanma oranlarında artışlar gözlemlenmiştir. Ayrıca belirli saatler de çocuğun anneden ayrı kalması çocuklar da özellikle sıfır, iki yaş dönemlerinde bazı psikolojik sorunlara yol açabilmektedir. Bu sorunların başında annesini kaybedeceği korkusudur.Bu sorunlar ağlama, bağırma, içe kapanma, endişe, anneye, babaya karşı soğuk davranma ondan ayrılamama şeklinde sayılabilir.

Özellikle bebeklik çağında anne çocuk ayrılıklarının bir haftayı geçmemesi gerektiği söylenmektedir. Ayrılık bebeklerde özellikle bir iki ayı geçerse çevreye ilgisizlik başlar. Çocuk durgunlaşır, bakışları donuklaşır hatta bu durum Spitz,e göre bebeklik depresyonu olarak tanımlanır.

Çocuk ilk başta annenin gidişine tepki gösterir, daha sonra adeta yas tutmaya başlar.

Ümidini kesince de çöküntüye uğrar, içine kapanır. Eğer ayrılık öncesi anne çocuk ilişkisi çok ileri düzeydeyse çocuğun verdiği tepki buna bağlı olarak daha şiddetli olur. Fakat annenin yerini alan kimse çocuğun taşıdığı daha önceden alıştığı birisi olursa çocuğun tepkileri daha az şiddetli olur anne ilk üç ay sonunda dönerse çocukta canlanma görülür, olumsuz özelliklerden kurtulur endişe ve kaygısı gider gelişiminde tekrardan hızlanma görülür Ancak üç beş ayın sonunda dönerse çocukta sorunların tekrar toparlanması güçleşebilir.

Kısa ayrılık hallerinde bazı küçük çocuklarda huysuzluk, endişe, kaygı, huzursuzluk, rahatsızlık belirtileri görülür.

Fakat daha sonra anne babanın gelmesiyle bu belirtiler ortadan kalkar. İlk başlarda çocuk anne babasına kavuştuğunda önce ilgisiz davranır, onları unutmuş gibi görünür, sonra onlara yaklaşır ve onlardan ayrılmak istemez tekrar gidecekleri korkusuyla onları sürekli takip eder.

Uzun ayrılıklar sonucunda çocukta daha büyük sorunlar görülebilir. Uzun süre ağlama, yemek yememe, mide bulantıları, uyku bozuklukları, uykudan ağlayarak uyanma, zihinsel sorunlar, unutkanlık, gelişimsel gerilik görülebilir.

Aniden meydana gelen ve uzun süren ayrılıklarda kişilik bozuklukları, anti sosyal kişilikler, suçluluk duyguları, uyum ve davranış bozuklukları görülebilir.

Çalışan annelerin çocuklarında suçluluk duyguları, psikolojik bozukluklar, endişeler, güvensizlik duyguları ortaya çıkabilmektedir.

Çalışan Anneler; Bunların önüne geçebilmek için yapılması gerekenler şunlardır:

* Kısa ayrılıklara çocuğu alıştırmak, zaman zaman bir kaç saatliğine de olsa bir süre için çocuğu başka bir yetişkinin gözetimine, denetimine bırakmak

* Çocukla anne arasında karşılıklı güven ilişkisinin oluşturulması

* Çocuğun doğduğu andan itibaren anne & babasının dışında kişilerle temas, iletişim içine girmesini sağlamak

* Çocuğu dar bir aile çerçevesi için de toplumdan uzaklaştırarak eğitmemek

* Çocuğun sosyal çevresini genişletmek yabancılara alıştırmak

* Annenin çocuğuna onun anlayacağı bir dille neden çalıştığını anlatması

* Annenin çocuğu çalıştığı yere götürerek endişesini azaltmak

* Çocuğa yalan söylememek tekrar döneceğini uygun bir dille anlatmak

* Çocukta güven duygusunu kazandırmak endişesini arttırmaktan kaçınmak

Çocuk çalışan annelere, çalışması nedeniyle, ilk üç yılda ondan ayrı kalabilir mi?

Çocuk eğitiminde ilk yılların önemli olduğu birçok uzman tarafından ortaya konulan bir gerçektir. Bu yüzden çocuk ilk iki, üç yılda annesi tarafından büyütülmesinde büyük yarar vardır. Tüm uzmanlar, çocuğun gelişiminde ilk yılların önemli olduğu bu sebeple ilk yıllar da annesi tarafından yetiştirilmesi konusunda fikir birliği içerisindedirler.

Bazı uzmanlar çocuğun ilk iki yılda annesi tarafından yetiştirilmesi gerektiğini söylerken, bazı uzmanlar da ilk üç yıl annesi tarafından yetiştirilmesi gerektiğini söylemektedir. Sonuç olarak ilk üç yıl içinde çocukların annesi tarafından yetiştirilmesi gerektiği konusu bir gerçek olarak ortaya çıkmaktadır.

Bowlby’e göre çocuğu üç yaşına gelmeden anne çalışmayı düşünmemelidir, çünkü ilk yıllarda annenin çocuğa verebileceği pek çok şey vardır.

Çalışan kadınlarla ilgili yapılan araştırmalarda görülmüştür ki ilk üç yılda zorunluluk olmadıkça annenin çalışmamasının gerektiği ortaya çıkartılmıştır. Çünkü bu dönemde anne çalışır ise çocuk için iler ki yıllara da taşınan bazı sorunlar ortaya çıkabilmektedir.

Buna rağmen çalışması zorunlu ise çocuğun çok yakından tanıdığı ve çocuğu seven bir bakıcıya çocuk emanet edilmelidir. Bunun dışındaki yapılacaklar daha önce de söylediğimiz gibi çocuğa önemli zararlar verebilmektedir.

Çocuğun gelişiminde çalışan anneler rolü:

Bildiğimiz gibi, yaşamın ilk iki yılını oluşturan döneme bebeklik dönemi olarak adlandırmaktayız. Bu dönemde çocuk tamamen annesinin bakımına muhtaçtır. Hiçbir ihtiyacını kendisi karşılayamamaktadır. Bu sebeple bu dönem de annenin rolü büyüktür. Daha sonraki dönem iki, altı yaşlarını kapsayan ilk çocukluk dönemidir. Bu dönemde çocukta bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal, kişilik gelişimi için önemli ilerlemeler sağlanır.

Bu nedenle ilk çocukluk döneminde çocuk eğitimi açısından aileye büyük görevler düşer bu dönemde çocuk eğitimi ile ilgili ailenin yapacağı yanlışlar büyük sorunlara yol açabilir. Bu sebeple anne babaların çocuklarını çok iyi tanıyıp onların özelliklerini öğrenmelidirler.Eğer gerekirse bir uzmana danışmalıdırlar.

Yine bu döneme rastlayan iki buçuk yaşlarında negatif dönem dediğimiz bir dönem vardır. Bu dönemde çocuklar olumsuzdurlar, inatçıdırlar, söz dinlemezler, her şeye itiraz ederler herkese karşı gelirler, olumsuz tavırlar içindedirler. Bu dönemde aileler çocuklarının aniden değiştiğinden yakınırlar birden değişti, huysuzlaştı, artık onu tanıyamıyorum, onunla başa çıkamıyorum türünden yakınmalar olur ve şaşkınlıklarını dile getirirler.

Fakat ailelerin bilmesi gereken şey bu bir geçiş dönemidir bu dönemin geçmesini sabırla beklemelidirler. Fakat sorunlar devam ediyorsa yine bir uzmandan yardim almalıdırlar! Bu dönemin süresi ailenin çocuğa gösterdiği tepki ile sevgi ve şefkatle disiplin yöntemleriyle uzanır ya da kısalır. Bu dönemden sonra kızlarda altı &on bir—erkeklerde altı & on iki yaşlarını kapsayan son çocukluk dönemi dediğimiz dönem başlar. Bu dönemle birlikte çocuğun çok uzun sürecek okul hayatı başlamış olur okul hayatı ile birlikte çocuğun hayatına okul, öğretmen, yeni arkadaş gurubu, dersler, kitaplar, kalem, defter girer. Okulla birlikte bazı sorunlarda başlayabilir. Annesinden hiç ayrılmamış ve okul öncesi eğitim almamış çocuklarda okula başlamak sorun yaratabilir.

Özellikle yaşanan sorun okul fobisi dediğimiz okula gitmek istememe anneden ayrılmama sorunudur. Okula başlayan çocuklarda uyumsuzluklar, ortaya çıkabilir disiplinsizlikler, duygusal gelişimde sorunlar ortaya çıkabilmektedir.

Bundan sonraki gelen dönem kızlar da 11 erkekler de 12 yaş civarında da başlayan 18 & 20 yaşlarına kadar devam eden ergenlik dönemidir.

Bu dönemde hızlı gelişmeler görülür bedensel değişiklikler görülür yetişkinliğe doğru bir geçiş vardır. Ayrıca kızlarda da erkeklerde de karşı cinse karşı ilgiler başlar bu dönem sorunların yaşana bileceği bir dönemdir. Ailelerin sevgisi desteği gerekmektedir!

Kaynak:

    Leave a Reply