Instagram did not return a 200.

Bizi Takip Edin

AnneCee

Boşanma-1

5 Haziran 2013

Anlaşmalı Boşanma

Merhaba Sevgili Anneler,

Bireyler birlikte bir gelecek hayali ve inancıyla evlenmektedir. Fakat çeşitli sebeplerden dolayı evliliği yürütmek zor, hatta imkansız hale gelince çözümü yolları ayırmakta bulmaktadırlar. Evlilik ne kadar doğalsa, boşanmak da o kadar doğaldır. Doğal olması yanında özellikle müşterek çocukların varlığı halinde eşler için zor bir sürece de dönüşebilir. Önemli olan bu zor süreci hem hukuki olarak yapılan doğru yönlendirmelerle, hem de ihtiyaç halinde alınacak diğer profesyonel desteklerle çabuk ve hasarsız atlatmaktır.

Boşanma davaları günümüzde oldukça artmaktadır. Elbette ki bunun oldukça çok ve çeşitli sebepleri vardır. Bizim burada üzerinde duracağımız konu boşanmanın hukuki açılarıdır.

Türk hukukunda boşanma davaları çekişmeli ve çekişmesiz olarak ele alınmaktadır. Boşanma davası sebepleri Medeni Kanun 161 ve 166. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanunda sayılan maddeler;

1- Eşlerden birinin zina yapması (M.K. Madde 161)
2- Eşlerden birinin diğeri tarafından hayatına kast edilmesi ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması (M.K. Madde 162)
3- Eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi (M.K. Madde 163)
4- Eşlerden birinin diğerini terk etmesi ( M.K. Madde 164)
5- Eşlerden birinin akıl hastası olması ve bu sebepten evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesi (M.K. Madde 165)
6- Evlilik birliğinin sarsılması ( M.K. Madde 166)

Medeni kanunda sayılan boşanma sebepleri dışında, Yargıtay kararlarıyla bazı hususlar boşanma sebebi olarak belirlenmiştir. Hem kanunda sayılan hem de Yargıtay kararlarınca belirlenen boşanma sebepleri üzerinde sonraki haftalarda duracağız. Bu yazımızda çekişmesiz yani anlaşmalı boşanma davalarını ele alalım.

Anlaşmalı boşanma konusuna Medeni Kanunun 166. Maddesi olan “evlilik birliğinin sarsılması” başlığı altında yer verilmiştir. Kanun metni aşağıdaki gibidir:

“Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.”

Kanun koyucunun ifadelerinden yola çıkarak anlaşmalı boşanmanın şartlarını belirleyebiliriz. Bu şartlar:

* Tarafların anlaşmalı olarak boşanabilmeleri için en az bir sene evli olmaları gerekmektedir. Eğer taraflar bir yıldan az bir süredir evlilerse ve boşanmak istiyorlarsa o halde anlaşmalı olarak değil, çekişmeli olarak boşanabileceklerdir.
* Tarafların birlikte başvurmaları ya da bir eşin diğeri tarafından açılan davayı kabul etmesi gerekmektedir. Uygulamada eşler birlikte protokol imzalamakta ve bir eş tarafından imzalanan dilekçe ekinde bu protokol mahkemeye sunulmaktadır.
* Tarafların her konuda mutabık kalmaları gerekmektedir. Taraflar varsa müşterek çocuğun velayeti, velayet sahibi olmayan tarafın çocukla olan görüşmelerinin düzenlenmesi, nafaka, tazminat, varsa edinilmiş malların paylaşımı gibi her iki eşi de ilgilendiren tüm konular üzerinde anlaşmış olmalılardır.
* Hakim gerekli görürse tarafların ve varsa müşterek çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak değişiklikler yapabilir. Hakim tarafların anlaştıkları şekli değiştirerek yine tarafların rızasına sunar, herhangi bir uyuşmazlık olmadığı takdirde hükmü uygun gördüğü şekilde kurar. Örneğin velayet sahibi olmayan taraf ile müşterek çocuk arasındaki şahsi münasebetin tesisi haftada üç gün olarak belirlenmiş olmasına karşın hakim çocuğun yaşını, okul durumunu v.s. durumları dikkate alarak bu süreyi haftada bir güne indirebilir.
* Tarafların boşanma davası esnasında mahkemenin huzurunda hazır bulunmaları gerekmektedir. Taraflar kendilerini vekille dahi temsil etseler hakimin tarafları bizzat dinlemesi, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi gerekmektedir.

Anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için

Anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için yukarıdaki şartların gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Uygulamada anlaşmalı boşanma davalarında taraflarca bir protokol hazırlanmakta ve hazırlanan protokol birlikte imza altına alınmaktadır. Bu protokolde tarafların evlendikleri tarih, varsa müşterek çocukların doğum tarihleri ve kimlikleri…

Müşterek çocuğun velayeti, velayet sahibi olmayan taraf ile arasındaki şahsi münasebetin tesisi, nafaka, maddi manevi tazminat talep edip etmedikleri, ediyorlarsa miktarları, edinilmiş malların paylaşılması, eşya ve ziynetlerin paylaşılması gibi tüm konular açıkça yazmaktadır. Taraflar birlikte ya da taraflardan biri, birlikte imza altına aldıkları protokol ve boşanma dilekçeleriyle birlikte Aile mahkemesine başvurarak duruşma günü alır.

Bu duruşma gününde taraflar birlikte mahkemede hazır bulunur ve bir kez daha sözlü olarak anlaştıklarını ve boşanmak istediklerini belirtirler. Hakim yeterli kanaate ulaşırsa tarafların boşanmasına karar verir. İş yoğunluğu az olan mahkemelerde anlaşmalı boşanmaya ilişkin duruşma tarafların başvurdukları gün dahi yapılabilmekte, tüm usulü eksikliklerin giderilmiş olması halinde taraflar aynı gün içinde boşanabilmektedir.

İş yoğunluğu çok olan mahkemelerde ise duruşma tarihi 2-3 ay sonrasına verilebilmektedir. Uygulamada bu şekilde olurken dilerlerse taraflar protokol hazırlamayabilirler. Boşanma davası çekişmeli olarak açılmış olsa dahi, taraflar duruşmadan önce anlaşır ve duruşma esnasında anlaştıkları tüm şartları zapta geçirterek anlaşmalı boşanmak istediklerini söylerlerse, hakim de uygun şartların oluştuğuna kanaat getirirse tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verir.

Taraflar boşanma davasını herhangi birinin yerleşim yerinde ya da son altı aydır birlikte oturdukları yer Aile mahkemesinde açabilirler. Buradaki yetki seçimliktir. Taraflar bu üç yerleşim yeri mahkemesinin herhangi birisinde davalarını açabilirler. Eğer dava açılan yerde Aile Mahkemesi yoksa Asliye Hukuk Mahkemesi Aile Mahkemesi sıfatı ile davaya bakar.

Yeniden görüşene kadar kendinize ve yavrularınıza çok iyi bakın.

Av.Özge AYDIN ŞAHİN

    Leave a Reply