Instagram did not return a 200.

Bizi Takip Edin

AnneCee

Boşanma Hukukunda Tazminat ve Nafaka

8 Eylül 2013

Merhaba Sevgili Anneler;

Yaz mevsiminin son günleri geldi çattı. Son baharın koşuşturmasıyla birlikte kimi yavrularımız okullarına ilk kez adım atma heyecanındayken, kimi de bir önceki sene yaşadığı sınav stresini geride bırakmanın huzuruyla başlayacak yeni mevsime. Her koşulda en büyük yük siz annelerimize düşecek. Bu son bahar benim için de yeni bir hayatın başlangıcı olacak evimi, iş çevremi, yaşadığım şehri değiştireceğim ve yazıma, bu değişimde sorumluluklarımın büyük kısmını paylaşan, yükümü hafifleten öncelikle anneme ardından eşime, babama ve kardeşime teşekkür ederek başlamak istiyorum.

Bir önceki yazımızda Boşanma konusuna devam etmiş ve çekişmeli boşanmayı incelemiştik. Bu yazımızda ise “Boşanmada tazminat ve nafaka” konusuna değineceğiz.

Eşler boşanmalarının gündeme gelmesi halinde birbirlerinden nafaka ve tazminat talep edebilirler ancak bu taleplerin kabulü için çeşitli şartların oluşması gerekmektedir. Eşlerin birbirlerine karşı tazminat ve nafaka talep etme haklarının tek tek ele alacağız.

Türk Hukukunda tazminat maddi ve manevi tazminat olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Boşanmadan kaynaklı tazminat da bu şekilde ikiye ayrılır. (T.M.K. mad. 174)

Maddi Tazminat (T.M.K. mad. 174/1) : 

Medeni Kanun 174. Maddesinin ilk fıkrasında “Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.” Denmektedir. Kanun lafzından da anlaşılacağı üzere tazminat ödemeye mahkûm edilecek tarafın;
* kusuru olması gerekmektedir,
* tazminat isteyen eşin mevcut ya da beklenen menfaatine zarar gelmiş olması gerekmektedir.
* bu zararın sebebinin boşanmadan kaynaklanması gerekmektedir.

Tazminat talep edecek tarafın da kusursuz olması ya da eşine göre daha az kusurlu olması gerekecektir. O halde kusur ön şarttır. Kusurun yanında bir de zedelenen bir menfaat olması gerekmektedir. Eşlerden kusursuz ya da daha az kusurlu olanın boşanmadan kaynaklı maddi bir kaybı olmalı ya da ileride olacak olmalıdır ki bu tazminata hak kazansın. Belli bir standartta yaşayan eş boşanmamış olsa çok daha iyi koşullarda yaşamını idame ettirecekken boşanması sebebiyle maddi zorluğa düşmesi halinde bu tazminatı talep edebilecektir.

Manevi Tazminat (T.M.K. mad. 174/2) :

Medeni Kanun 174. Maddesinin ikinci fıkrasında “Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.” denmektedir. O halde manevi tazminatı istemek için;
* öncelikle bir tarafın kusurundan bahsetmek gerekmektedir. Tazminat istenen eş isteyen eşten daha fazla kusurlu olmalıdır.
* Tazminat isteyenin kişilik hakları zarar görmüş olmalıdır.
* Bu saldırının sebebini boşanmaya sebep olan olaylar oluşturmalıdır. Yani olaylar ile saldırı arasında nedensellik bağı bulunmalıdır.
Koşulların sağlanması halinde hakim makul miktarda manevi tazminata hükmedecektir. Tazminat miktarları tarafların ekonomik durumuna, kusurların boyutuna, zedelenen menfaat ya da gurunun ölçütüne göre farklılık gösterecektir. Maddi durumu zaten iyi olmayan tarafların boşanmasının ardından kusur yüksek dahi olsa yoksun kalınacak menfaat oranı çok yüksek olmayacağından çok yüksek maddi tazminata hükmedilemez ancak sırf tazminat istenen daha kusurlu eşin durumu kötü olduğu için tazminat verilmemesine de karar verilemez. Dikkat edilecek husus her iki tarafın da kanunda çizilen sınırlar içerisinde hukuki menfaatlerini korumak olacaktır.

Maddi ya da manevi tazminat

Maddi ya da manevi tazminat boşanma davası devam ederken talep edilebileceği gibi davanın bitmesinin, hatta kesinleşmesinin ardından da talep edilebilir. Boşanma davası devam ederken istenen tazminat boşanma davasıyla birlikte aynı dosya üzerinden görülür ve neticelendirilir. Çoğunlukla anlaşmalı boşanma davalarında tazminat verilip verilmeyeceğini verilmişse miktarını taraflar kararlaştırırlar. Eğer eşler diğer herhangi bir konuda olduğu gibi bu konuda da uzlaşamazlarsa ve bir taraf diğerinden ya da her iki tarafta birbirinden tazminat talebinde bulunursa, hakim taraflar adına karar verir.

Ancak bu noktadan sonra dava anlaşmalı değil çekişmeli boşanma davasına dönüşür ve hakim gerekli kanaate sahip olana dek dava üzerinden incelemelerini devam ettirir. Eğer tazminat, boşanma davasının bitmesinin akabinde istenecekse ayrıca talep edilir ve incelenir hakim bu noktada boşanma davasındaki delilleri de yeniden gözden geçirmelidir. Burada dikkat edilmesi gereken husus boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren bir sene içerisinde tazminat davasının zaman aşımına uğramasıdır.

Eğer taraflar haklarına halel geldiği kanısındalarsa ve daha az kusurlularsa tazminat taleplerini ya boşanma davasıyla talep etmeli ya da boşanmanın kesinleşmesinden itibaren bir sene içerisinde talep etmelilerdir aksi halde bu haklarını kullanamazlar. Ayrıca eğer boşanma davasında taraflar tazminat taleplerinden feragat ederlerse boşanma davası kesinleştikten sonra da tazminat talep edemizler.

Hukukumuzda dört çeşit nafaka nardır bunlar; yardım nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve tedbir nafakasıdır.

Yardım Nafakası :

Yardım nafakası boşanma ile ilgili değildir. Yeri gelmişken yardım nafakasına da değinelim. Türk medeni kanununun 364. 365. ve 366. Maddelerinde düzenlenmiştir. Yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoy, altsoy ile kardeşlere verilen nafaka çeşididir. Nafaka isteyen kişi dava açmak suretiyle geçinmesi için gerekli ve nafaka istediği kişinin de ekonomik durumunu zedelemeyecek bir yardım istemelidir. Ferah içindeki kardeşten ve mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak alt – üst soydan istenir. Aylık ya da farklı vadelerde ödenmesine mahkemece karar verilir. Kişi bir bakım kurumunda korunmaya muhtaç halde yaşıyorsa kurumlar yapılan masrafları nafaka yükümlüsü kurumlardan talep edebilir.

Gelelim Boşanma Hukuku ile alakalı nafaka türlerine;

Tedbir Nafakası : 

Boşanma ya da ayrılık davası kesinleşmeden alınan nafakadır. Eş ve çocuk için bağlanır. Tedbir nafakasının amacı çoğunlukla dava devam ederken eşi ve çocukları mağdur olmaktan kurtarmaktır. Nafaka miktarının belirlenmesinde eşlerin ya da çocukların ihtiyaçları nafaka verecek olan eşin sosyal ekonomik durumu önem teşkil etmektedir. Aylık olarak bağlanır. Genellikle talep halinde verildiği gibi lüzum gördüğü hallerde hakim resen de tedbir nafakası verilmesine hükmedebilir. Davanın kesinleşmesiyle birlikte sona erer. Boşanma davası açılmadan da tedbir nafakası davası açılabilir. Bu halde hakim bir süre içerisinde nafakanın verilmesine hükmedebilir ve süre bitince nafaka da ortadan kalkar.

Yoksulluk Nafakası :

Sosyal ekonomik durumu daha kötü olan eşe yoksulluğa düşmesini engellemek için verilen süresiz nafakadır. Kural olarak kusur aranmaz ancak her iki tarafında kusurlu olduğu hallerde nafaka isteyen tarafın kusur diğer, eşten fazla olmamalıdır. Hakim tarafından resen verilemez tarafların talep etmesi gerekmektedir.

Hakim tedbir nafakasının hakkında karar verirken eşlerin çalışıp çalışmadıklarını, gelirlerini, ihtiyaçlarını pek çok şeyi araştırmak durumundadır. Eşlerden birinin yoksulluğunu giderilmek istenirken diğerini de fakirleştirmemek, sebepsiz zenginleşmelere sebebiyet vermemek gerekmektedir. Bazı hallerin varlığı halinde yoksulluk nafakası kaldırılır. Başlıca haller;
* Nafaka alan eşin yeniden evlenmesi
* Evlenmese bile evliymiş gibi yaşaması
* Nafaka veren eşten daha fazla zenginleşmesi, yoksulluğunun sone ermesi ve
* Taraflardan birinin vefatı

Bu hallerin herhangi birinin varlığı halinde nafaka ödeyen eş mahkemeye başvurarak iddiasını ispatlarsa ödeme yükümlülüğü sona erer. Yukarıda sayılan hallerin varlığında ya da sayılmammış olsa bile nafakanın bağlandığı tarihten sonra farklı durumların gelişmesi halinde somut olaya göre değerlendirme yapılarak nafakanın kaldırılması ya da azaltılması için dava açılabilir. Çoğunluk görüşe göre boşanma davası esnasında eşler yoksulluk nafakası haklarından feragat ederlerse sonrasında nafakanın bağlanması için dava açamazlar.

İştirak Nafakası :

Müşterek çocuklar için ödenen nafakasıdır. Kusur aranmaz velayet sahibi eşe ödenir. Çocukların eğitim, öğretim ve diğer tüm giderleri için kullanılmak üzere bağlanır. Boşanma kararının kesinleşmesi itibariyle başlar ve çocuklar ergin olana ya da velayet taraf değiştirene kadar devam eder. Koşulların değişmesi halinde nafaka veren taraf nafakanın kaldırılması ya da azaltılması için dava açabilir. Velayet sahibi taraf da nafakanın arttırılması için dava açabilir. Velayet sahibi eş boşanma esnasında nafaka haklarından feragat etmiş dahi olsa sonrasında çocuk ergin oluncaya kadar iştirak nafakası için dava açabilir.

Yeniden görüşene kadar kendinize ve yavrularınıza çok iyi bakın.

Av.Özge AYDIN ŞAHİN

 

    Leave a Reply