BEN PEDOFİLİYİM!
Bunu kimse söylemez.
Bu sapkın duyguyu yaşayan kişi belki pedofili kelimesini duymamıştır bile.
Onun adı “Pedofili” ve alnında yazmıyor.
Bu işin şehri, köyü, kasabası, mahallesi kalmadı artık. Her an her yerde karşılarına çıkabiliyor yavrularımızın.
“Pedofili ya da sübyancılık, yetişkin bir kimsenin ergenlik öncesi çocukları veya ergenliğe yeni girmişleri cinsel açıdan çekici bulması ve cinsel eğiliminin çocuklara yönelik olmasına neden olan psikoseksüel rahatsızlık” olarak tanımlanıyor Vikipedia’da.


Ve bu rahatsızlık yüzünden binlerce belki milyonlarca çocuğumuzun hayatı kararıyor. Başta annelerin ve tüm insanların içine ateş düşüyor. Öfkeleniyoruz, ayaklanıyoruz… Hadım,idam gibi çözümler üretiyoruz. Masum bir çocuğa böyle bir vahşeti yaşatan kişi de yaşamasın istiyoruz. En ağır cezayı alsın istiyoruz haklı olarak.

Yıllar böyle geçiyor. Değişen bir şey olmuyor.

Bu pedofililer gökten düşmedi. Belki de nice pedofililer yetişiyor.
Her yıl sayı artıyor. Kayıp çocukları da hesaba katarsak oran gitgide büyüyor.
Bu pedofili olan, sapık ruhlu kişilerin sayılarının azalması gerekirken, her geçen gün bir gül kopuyor dalından. Bir nefes, bir can, bir melek uçup gidiyor dünyadan. Birçoğu da maalesef hunharca katledilerek.
Bu sapıklar azalarak bitsin yok olsun derken, bir başka çocuğun haberi düşüyor üçüncü sayfaya. Filmi başa sarıyoruz.

Peki rüzgâr tersten esse nasıl olur?
Psikologlar, el birliği ile pedofililer hakkında çalışmalar yapsalar olmaz mı?Hali hazırda binlerce pedofili içerde iken, onlarla görüşülse, psikolojileri ve bu duruma iten sebepler incelense mesela… hangi davranışları ne zamanlar değişti ise, ne şekilde yöneldilerse, ilk ne zaman fark etti iseler. Bu bilgileri toparlayıp harmanlayarak topluma bir özet sunamazlar mı?En azından bilsek, yol yakınken bir çözüm önerisi sunsak ya da ebeveynleri bilgilendirsek. Çocuklarını ergenlikten itibaren gözlemleseler. Şüphelendikleri durumda hemen çözüm arasalar ve ne şekilde hareket etmeleri gerektiğini bilseler en azından bundan sonraki güllerimizin kopmaması adına, nasıl olur?
Bunun gibi çözümler için harekete geçme zamanı değil mi?

Suna Mollahüseyinoğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir