Instagram did not return a 200.

Bizi Takip Edin

Söyleşiler

Alternatif Anne’nin, Alternatif Annesi

2 Ocak 2012

Hani derler ya, ?On parmağında on marifet?.Tam da sizi anlatıyor bu söz.
Beceri, yetenek, başarı..Hepsi var sizde.. Bir de sizden dinleyelim Gülüş Türkmen?i..

Övgülerin için teşekkür ederim. Ben Avrupa kültüründe büyüdüm ve daha dün bir arkadaşıma anlatıyordum, orada insanlar birbirlerini pek kolay övmezler. Birbirlerine olan yakınlıklarını birbirlerini objektif ve esprili bir dille değerlendirmelerinden anlarsın. Ben övgüye hala alışamadım, insan övüldüğü sözleri hak etmediğini düşünüyor. Aynı şekilde insanlar da benim dürüstçe ve iyi niyetle ama objektif yaklaşmama alışamıyorlar bazen.

* Yurt dışında uzun süre yaşadıktan sonra, Türkiye?ye dönüşte hissettiklerinizi öğrenmek isteriz.Adaptasyon da zorlanma oldu mu?

Pişmanlık duyduğum bir şey, dönüş yaptığım yıl gözüme çarpanları not almamış olmamdır. Sonradan alışıyorsun, unutuyorsun çünkü. Adamların beğendikleri kadınlara bir eşyaya bakar gibi bakmaları, kalorifer borularının duvarlarının içinden değil de evin içinden geçmesi (iç organları dışarıda bir insana benzetiyorum bunu), trafik kurallarına uyulmaması, kornanın bir iletişim aracı olarak kullanılması (geç, geçme, merhaba, hoşçakal), üçüncü kattaki Emine ile yoldaki Ayşe?nin birbirleriyle bağırarak konuşmaları, ?kaç para? sorusuna ?ver bir şeyler? diye cevap verilmesi beni ilk şaşırtan şeyler arasındaydı.

* Niçin eğitim aldığınız alanda çalışmayı düşünmediniz?

Hayal kırıklığına uğradım. Reklam ajansında stajyerlik yaptığım sırada yere göğe konulamayan bir fikrim, meğer müşteriye hiç gösterilmeden bodrum katına indirilmiş. Bunu keşfettiğim gün mücadeleyi bıraktım. Mücadeleci bir ruhum yoktu zaten.

* Müzik ya da şarkı söylemek sizin için ne ifade ediyor?

Çocuklar değişikliğe kolay adapte olur derler. Ben 10 yaşımda gittiğim Belçika?ya hiç kolay adapte olmadım. 16 yıl boyunca Türkiye?ye geri döneceğim günü hayal ettim! Bu birikmiş hasretin enerjisi söze ve müziğe dönüştü. Müzik zevkim sivridir, kendi hayalimdeki müziği yapmak konusunda çok ısrarcı davrandım. Mükemmellik arayışı değildi bu, kalıplardan kaçıştı daha ziyade. Başardığımı düşünüyorum, yaptığım müziğin hala özel olduğunu düşünüyorum.

* Beste yapabildiğinizi, bu yeteneğinizi ilk ne zaman fark ettiniz?

Bir arkadaşım piyanoda nota okuyarak bir parça çıkarmaya çalışıyordu. O evden çıktıktan sonra onun çalmaya çalıştığını notaya bakmadan, iki elle birden çıkarmıştım. 12 yaşındaydım sanırım. Beğendiğim bir melodiyi asla unutmam, hangi şarkıyı hangi ortamda, hangi ruh haliyle dinlediğimi de hatırlarım. Bir de maalesef müzik dinlerken başka iş yapamam! Araba kullanıyorsam yolumu kaybederim, benimle konuşanı da dinleyemem!

* Şarkı söyleyen Gülüş?ü anlatır mısınız?

Kendisini 2007?den beri pek görmedim ama bildiğim kadarıyla en çok kendi için şarkı söyler. Müziği de kendi için dinler.

* Müziğe ne zaman ara verdiniz? Tekrar başlamayı düşünüyor musunuz?

Karşıma bir grup çıksa ve ?haydi bizimle söyle? dese koşa koşa giderim. Tabii bunu demek ve yapmak arasında fark var. Dediğim gibi sivri bir müzik zevkim var.

* Gelelim özelinize 🙂 Adı üstünde ?Özel?. Ama müzikle iç içe birinden AŞK?ın tarifini almak istiyoruz.Nedir sizce aşk? Eşinizle nasıl tanıştınız?

Karşı cinsle aşktan bahsediyoruz değil mi? Ben çok zor âşık olan biriyim. İlk görüşte vurulmadığım ama konuştukça beni heyecanlandıran bir erkekle kalıcı aşk yaşarım. Bu da başıma hepi topu iki kez gelmiştir! Eşim bir caz grubunun gitaristiyken onunla röportaj yaptım. Röportajdan sonra beni işyerime bıraktı, sonra işten almaya geldi, bir şey içmeye götürdü, sonra kursa eşlik etti, valla yakamdan zar zor düşürdüm. Ertesi günü takibe devam! Birkaç gün sonra ilan-ı aşk ve karşısında yelkenleri indiren ben?

* Evlendikten sonra da müzik devam etti mi?

Evet. O da müzisyen olduğu için iki albümümü de evliliğim sırasında yaptım. Harika anılar bunlar!

* İlk ne zaman ?Anne olmalıyım? dediniz?

Birkaç gün içinde Rengârenk Kırmızı dergisinin dijital yayını başlayacak. Orada köşem var, ilk yazımda da bunu anlatıyorum!

* İlk hamileliğinizi öğrendiğinizde eşinize nasıl verdiniz müjdeyi?

Dehşet bir şekilde! Ezcaneye gitmişim, testi yapmışım, heyecandan elim ayağıma dolanmış kocamın eve gelmesini bekliyorum. Bir de baktım bir arkadaşıyla gelmiş. Haydi bir film seyredelim dediler, Michael Moore?un Fahrenheit 9/11?ini koymazlar mı! Film bitti, ?cık cık cık bu dünyada yaşanır mı be? sözleri edildi. Arkadaş gitti. ?Sana bir haberim var? dedim?
Sonraki saatler ve ilerleyen birkaç gün boyunca Onur, aynı benim gibi suratında engelleyemediği bir gülümsemeyle gezdi.

* İkinci çocuğunuz tamamen bilerek ve isteyerek mi yoksa bir sürprizle mi geldi?

İlki, daha düşünmeye başlamaya başlamışken gelmişti. İkincisi gerçekten çok bekleyerek ve isteyerek oldu. Benim sağlık sorunlarımdan ötürü gecikti bile!

* İki çocukla beraber müzik, kariyer nerede kaldı?

Çocukların müzik hayatıma olumsuz bir etkisi olmadı, olmasına izin vermedim (sonradan ?çocuk yüzünden bıraktım? demek ve vebalini onlara atmak istemezdim zaten). Ama Ankara?ya taşınmamla müzik hayatım sıfırlandı.

* Alternatif Anne ne zaman aklınıza düştü?

Çok sevdiğim arkadaşım Raife yazlığıma misafirliğe gelmişti oğlu Kuzgun?la. Çocuklu hayatla birlikte kendi hayatında bir duraksama yaşıyordu ve bu onun çok ağırına gidiyordu. Bunları anlatırken gözleri yaşardı, ben de çok etkilendim. Ertesi sabah Raife?nin ve benim birlikte yapabileceğimiz, hem anneliğimizi hem de editörlüğümüzü konuşturacak bir platform düşünmeye başladık. Raife sonradan iş bulmamış olsa, kuşkusuz Alternatif Anne?yi birlikte kurar ve kalkındırırdık. Ama proje benim işsizliğim sırasında şekillendi. Ya yeni bir iş arayacaktım, ya da hayatında son bir kez hayalimdeki işi kurmayı deneyecektim.

* Niçin Alternatif Anne?

Kadınlar heyecan ve zevk ile anne oluyorlar ama anneliğin ağır yükümlülükleri altında zamanla ezilip büzülüyorlar, kendileri olmaktan çıkıyorlar. Türkiye?de çoğu zaman ?helikopter anne? dediğimiz tipleme ortaya çıkıyor ve bu hem anneye hem de çocuğa kalıcı zararlar veriyor. Bir taraftan bununla mücadele ediyoruz, yani annenin aynı zamanda bir kadın, bir eş ve başka becerileri de olan bir birey olarak gelişmesi için yollar açmak istiyoruz. Bir taraftan da iyi anneliğin tüm zamanını çocuğa vermek ve onun yerine düşünmek değil, bebeği daha ilk aylardan itibaren kontrollü olarak bırakmak, onunla sahip olduğumuz bir obje değil bir birey olarak doğru iletişim kurmak demek olduğunu anlatmak istiyoruz. Aslında daha rahat ve keyifli yetişen bir nesil ve bunun vicdan rahatlığını hisseden anneler için çalışıyoruz.
Herkesi Alternatif Anne’ ye bekliyoruz 🙂 www.alternatifanne.com

* Güzel ve yürekli ekibiniz var. Nasıl başardınız bu birlikteliği?

Gerçekten bir formül düşünmem gerekirse şöyle demem gerekir: Daima saygılı ve dürüst davranıyorum. Ayrıca hiçbir konuda diretmiyorum. Olacağı olan oluyor. Sadece bu işi doğru yapmak istiyorum. Belki biraz da korkusuzum. Doğruyu söylemek her şeyin önünde geliyor benim için.

* Alternatif Anne ile ilgili hayalleriniz nedir?

Hayallerimin bir bölümünü gerçekleştirmekteyim. Artık insanlara dokunuyoruz, bahçelerinde yeni çiçekler açmasını sağlıyoruz. Bir de içerisiyle ilgili hayalim var: Alternatif Anne?de emek veren herkes emeğinin karşılığını istediği gibi bulsun istiyorum. Duygusal, maddi, hangi açıdan istiyorlarsa.

* Alternatif Anne Seminerleri veriyorsunuz? Bilgilendirir misiniz bizi?

Çocukluğumdan beri anne-babaların çocuklarla konuşma biçimlerini gözlemlerim ve neyi, nasıl söylemek gerektiği ile ilgili hep alternatifler üretirim. ?Ben büyüyünce çocuğuma böyle yapmayacağım? diye çok düşünmüşümdür. Faber&Mazlish eğitimi belki dünyanın en etkili iletişim atölyesi. Bunun dışında annelere yönelik birbirinden değerli eğitimlerimiz oluyor, burada saymak çok zor.

* Bu kadar çok işi yapan bir anne olarak gönlünüzde yatan aslan nedir?

Budur! Güzel insanlarla güzel bir ekip kuralım, hayat boyu dost olalım, vatana millete hayırlı keyifli bir iş çıkaralım, fark yaratalım. Kadınların daima düşünmesini, sorgulamasını sağlayalım.

* Son olarak annelere tavsiyelerinizi öğrenebilir miyiz?

Tavsiye vermek istemem, herkesin amacı, aracı farklı. Ama şu sözün gerçekliğine inanıyorum: Maskeyi önce kendine takacaksın ki, yanındakilere bir faydan olsun. Sen nefes alamıyorsan başkalarına da istemeden zarar verirsin. Önce kendi maskeni tak ve bunun için sakın suçluluk duyma.

* Çok teşekkür ederiz bu güzel sohbet için:)

Ben de teşekkür ederim.

alternatifanneninannesi                   anakucagi

    Leave a Reply